Friday, September 14, 2012

İstanbul'un Caddelerindeyken...(in two languages!)

Merhabalar!

Çok dolu ve eğlenceli gün geçtik. Bugün derslerime, Maria'nın okuluna kayıt yaptırmak için son gündü. Genelde derse yürümek istediğim için, bugün de her yere yaya gitmek istedim. Maria 'jet lag' dan çok geç kaldıktan sonra dayreden (Şişli Mh.'sinden) yürüyerek çıkıp hemen kaybolduk. Yarım saat yürüyüş yaptıktan sonra yolu yeniden buldum, ve başka sorun çıkmadan okula (Zincirlikuyu Mh.'sine) vardık. Param olmadığı halde diğer yapmam gerektiklerini yapabildim. Maalesef okuyacağım yer değişmiş. Yeni okulum Taksim'de olacak...Seden Hanım Maria'nın okulu ve servisi halledip oraya yürüyerek gitmeye çalıştık. Yeniden kaybolduk, bu sefer de farkına varmadan Ortaköy'e kadar yürüdük. Sonra da yol o kadar uzun geldi ki taksi'ye binip öyle gittik. Maria'nın okulu çok güzel, bahçeli bir yer ve bütün öğretmenler İngilizce biliyorlar. İkimiz türden çok beğendik ve Maria Pazartesi günü servisle gitmek için hazır olduğunu düşünüyorum.

Ondan sonra tekrar yürüyüşe çıktık. Yoldayken fırından çok güzel ekmekleri alıp yedik. Ondan sonra tekrar kayboldukten, uzun zaman yürüdükten sonra sonunda Taksim'i, yeni okulumu bulduk. Ondan sonra telefonumu çalıştırıp, metro kartı alıp, metroyla dayreye dönmeye planladığıma rağmen, öyle olmadı. Maalesef telefonu çalıştırabileceğim yer Pazartesine kadar kapalıymış, ve metro kartı alablilecek yerde çok uzun kuyruk olduğu için, almadım. Otobüse binmeye çalıştım ama bilet almamıştığım için, o da olmadı. Geçen yıl Ankara'dayken bozuk parayla binebildiğimiz için, burada da öyle olduğunu zanediyordum ama öyle değilmiş. Neyse, yürümeye devam ettik, ve sonunda mahallemize ulaştık...yeniden kaybolduktan sonra manavdan yardım isteyip, birkaç kilo meyve alıp, eve sonunda geldik. İkimiz evden tekrar çıkmak istemediğimiz için, akşam yemeğimizde sadece meyve ve ekmek yedik ama yeterli bence. Maria buradaki armutların dünyada en lezetli armut olduğunu söyledi. Ben de taze incirleri sevdim.

Bugün Türkçem bozuk olduğuna, birkaç kere kaybolduğumuza rağmen, İstanbul'un güzel sokaklarından doya doya tadını çıkabildiğimiz için çok mutluyum. Yarın da çok güzel bir macera bizi bekliyor. Topkapı Sarayı'nda vs. gezeceğiz.

Bugün birkaç resim çektik ama bilgisayar'ın pili bitmek üzere ve adaptörüm yok şu anda...

Türkçe konuşanlara okuduğunuz için teşekkür ederim.
İmzalayıp çıkıyorum...

And now, in English...

We had a really fun and full day. This was the last day to finish signing up for my classes, and to get Maria's school taken care of. Since I will usually want to walk to classes, I decided to walk today, too. Maria had jet lag and slept in quite a bit, but we finally got going. As soon as we left our neighborhood (Şişli), we got lost. After walking a half hour or so, we found our way again, and got the rest of the way to my school in Zincirlikuyu with no trouble. Since I didn't have any money, I wasn't able to finish paying for classes, but I got my books. I also found out that I won't be taking classes from that school, but rather from one down at Taksim Square instead...Seden took care of arranging Maria's daycare center and the school bus she will use, and we set out walking to do a tour of the school. We got lost again, and after walking all the way to Ortaköy without realizing we were on the wrong road, I decided to get a taxi. We had a nice tour of the school, which is a quiet international preschool whose teachers all speak English. It has a nice garden as well, and someone will help Maria do her schoolwork at some time during the day too.

After our tour, we took off again walking, and stopped at a bakery for some delicious bread which we ate for lunch. We got lost again and this time it took quite a while to get re-oriented. Anyone that knows me at all, knows my sense of direction isn't the best...We eventually found my school in Taksim, so now I know where to go on Monday. Yay! I had planned to get a metro card and get my phone registered in Taksim, but the line for the metro card was really, really long, and by the time I found the phone place, I discovered that the place I have to go to register is closed until Monday. I guess I'll have to go there on my lunch break or something. By the time we had walked as far as the phone place, we were pretty tired. In Ankara we paid cash when we got on the bus, so I imagined it was the same here...Wrong! The guy said I needed a ticket. I guess I have to figure out the bus system before we can use it...So we kept walking, found our neighborhood, then got lost again. I stopped and asked a fruit seller for directions, and then bought a bunch of fruit from him. We found our way the rest of the way home, then, since we were both too tired of walking, decided to just eat the fruit and bread for dinner. I think it was enough, and Maria said the pears here are the best in the world. I especially liked the fresh figs.

Even though my Turkish was mostly broken today and we got lost several times, I'm happy that we were able to really enjoy Istanbul's beautiful streets and scenery today. Tomorrow we are going to Topkapı Palace, which will be another great adventure!

We took a few pictures today, but since my laptop battery is about dead and I still don't have an adaptor that works, that will have to wait.

Thank you for reading!

This is me, signing off...

No comments:

Post a Comment